Hep bu kadar kırılganmıydım acaba? Yoksa zorlana zorlana bu hale mi geldim? Belki de kırıcının gücü, ağırlığı artmıştır. Bilmiyorum. Fark etmiyor ama, kırılıyorum..


Defalarca düştüm daha önce. Defalarca taşındım oradan oraya, zorlandım, baskı gördüm üstümde. Kullanıldım hunharca. Daha önce hiç böyle olmamıştı ama.. Kırılıyorum sonunda..

Bilmiyorum ne fayda getirecek parçalanmış halim insanlara. Ne diye uğraşıyorlar beni bozmaya, yıpratmaya. Kullanılıyorum zaten her türlü ama bari bu bir işe yarasın diye uğraşıyorum onca zamandır. Bildim bilelidir kendimi.. 

Uğraştım. İnsanlara görmek istediklerini göstermeye uğraştım. Ama yine de mutlu olmadılar bunlardan. Zira çok az zamanda kendilerinden mutluydular. Hep bir isyan kendilerine, varlıklarına ve bedenlerine. Hep bir beğenmemezlik üzerlerinde. Bunu gösterince de, suçlu oluyorsun işte..

Şimdi parçalanmış bir halde yatıyorum yerde. Etrafa saçıldı kırıklarım. Öfkem, üstüne basanı kesecek kadar biledi o parçaları. Hatta dokunup toparlamaya çalışanlara bile zarar verecek muhtemelen. Anlaşılan, gitmeliyim artık.. Herkesin iyiliği için..



Genç kız kırılan aynasının parçalarını süpürürken bunun kırdığı kaçıncı ayna olduğunu düşünüyordu son iki ay içerisinde. Anlık sinirlerinin kurbanı olan bu cam parçalarını temizlemeye alışmıştı artık. Ve camın suçluluk ve öfke dolu ağıdından habersizce çöpe atmak için hazırlandı onu. Cam cesurca karşıladı çöpün pis kokulu ve karmaşık yüzeyini her parçasıyla. Genç kız ise aynı umursamazlığıyla odasına döndü.

0 adet elleştiri almış.:

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa