"tarih, doğum, tema, içeri"


"Gel.." dedi ağacın devasa kovuğunun içinden gelen ses. Devasa.. Ağacı tanımlamak için kullanılamayacak kadar küçük bir kelime. Yukarı baktığında gördüğü yeşil deryanın gökyüzünden farkı bulunamıyordu. Bulutlar bile yaprakların altından dolanıyordu. Büyüktü.. Ve kovuk. İşte onun devasa olma nedeni farklıydı. İçine bir ev sığabilecek büyüklükte bir kovuk. En az iki katlı, bahçeli, büyük bir ev. 

Sonra yine çağırdı: "Bana gel.." Korkutucu derecede sıcak, cana yakın, sevimli, içten. Gerçeklerin dünyasının yalancı, ikiyüzlü, kokuşmuş yapısını düşününce içgüdüsel olarak bile altında kötülük aratmayacak kadar iyi bir ses. Bir meleğin sesi gibi. Ve bir hata olması gerektiği düşüncesini takıntı haline getirtecek kadar mükemmel bir ses.. Yanına çağırmaya devam eden bir ses..

Yaklaşınca ağacın kıvrımları, yumru yumru olmuş gövdesi, bir kısmı yüzeye taşmış kökleri görülebiliyordu. Ihlamur ağacını getiriyordu akla. Esen rüzgar ağaçtan yoğun ve sarhoş edici bir koku taşıyordu çünkü burunlara, ciğerlerin içine. Bayram ettiriyordu cigerleri kokusu. Ama ıhlamur değildi bu koku. Bir çiçek, doğal bir koku. Ama ne?.. Baymayacak kadar hafif, gözardı edilemeyecek kadar da ağır.

Ağacın genişliği, yaşını göstermekten hiç çekinmiyordu. Ağaç, hep var ve hep olmaya devam edecekmiş havası yaratıyordu yanında duranda. Göğe uzanan dalları koruyup kollayacak bir baba gibi açılmıştı. Hiç bir kötülük barındırmıyor gibi. Güven verici..

"Gel... Bana gel..." dedi yine. Kovuktan içeri yürüdükçe ısınıyordu gitgide. Bir gevşeme yayılıyordu insana. Rahatlatıyordu. O koku, o ısı.. 

Sonra düşüyorum ve duruyorum. Sıcak, ıslak, rahat bir yerdeyim. Hiç olmadığım ve belkide olamayacağım kadar güvende hissediyorum kendimi. Sevildiğim bir yerdeyim. Çıktığımda bunların hiçbirini hatırlamayacağım. Çıktığım yer kötü, çarpık, zararlı ve ürkütücü şeylerle dolu; hayatta kalma ana temasını taşıyan bir oyun gibi olacak. Sonra yine ağaca döneceğim. Zamanın ilk başladığı yere. Tarihin başına. İlk varolana. İçeri girip, gerçeğe çıktım. Bir bedene. Dünyaya. Ve yakında doğacağım. Başımda, umarım, beni seven insanlar olacak. Bana yardımcı olacak insanlar. Sonra zamanım dolunca, buraya geri döneceğim. Daha sonrası ise.. Bakalım, zaman gösterecek hepimize. Yavaş yavaş silinmeye başladı zaten öncesine dair anılarım. Hatırlıyorum. Gökyüzüne bakıyordum, bulutlardan yüksek ağaçlar vardı. Yemyeşil yapraklar kaplıyordu gökyüzünü. Ve benim gözüme minik yemişler gibi görünen, kıpkırmızı elmalar..

2 adet elleştiri almış.:

komşum totoro çağrışımı yaşamak.

29 Haziran 2009 04:36  

izemedim henüz :/ ama sanırım izlemem gerek en yakın zamanda o_O

29 Haziran 2009 23:20  

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa