Rüzgara kapılıp uçan poşetlere imreniyorum bazen. Yaratılış amaçlarının tamamen dışında, özgür ve hatta saçma bir şekilde uçuyorlar şehrin üzerinde. Belki pisleniyorlar, tozlanıyorlar ama uçuyorlar özgürce etrafta. İplerle yere ya da kişilere bağlanmış, başkalarının sürüklediği uçurtmaların yanlarında uçuyorlar. Koca koca binaların yalnız ve mutsuz teraslarının ve çatılarının üzerlerinde uçuyorlar. Kuşların yanından geçiyorlar.. Rüzgar bitince de kim bilir nereye düşüyorlar.. Rüzgar ne tuhaf yön veriyor hayatlarına.. Belki de yalnızca onları yerlerinden söküp kopartan ve de sürükleyen rüzgarın zavallı esirleriler ama öbür ihtimal çok daha güzel geliyor bana..

2 adet elleştiri almış.:

Acaba poşete yaratılış amaçı mı demek doğr olur yoksa? Yapılış amaçı mı aklıma bu soru takıldı şimdi...

24 Eylül 2009 16:33  

yaratılış amacı, çünkü onun da bir ruhu var.

ya da ya varsa, yok dememiz saygısızlık olmaz mı ona? niye riske edelim ki bunu


(:

25 Eylül 2009 20:32  

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa