Bugün dışarı çıktım değişiklik olsun diye. Hava çok sıcaktı, üşüdüm. Zaten çok da havasızdı etraf. O kadar oturdum ki bacaklarım yoruldu. Yanımda gelen vahşi köpek kafasını bacağıma dayayıp elimdek tasmasını çekiştirince bir sorun olduğunu anladım. Kulağımda kapalı müzikçalarıma yarın yüklemeyi düşündüğüm şarkılar geliyordu yandaki henüz açılmamış dükkanın fişi takılmamış radyosundan. Sonra müzikçalarımın kulaklınlarını taktım, kaldığım yerden dinlemeye devam etmeye başladım. Bir süre yürümeye devam ettim zihnimde dururken. Tasmayı yanımdakine verdim geri. Ona baktığımda yolun karşısında durduğunu gördüm. Koluma dokundu, zihnim yoluna devam etti. Birlikte yürüdük.


Yolda yine kayboldum. Başağrımı başlatmak için bir ağrı kesici attım ağzıma. Çiğnemesi eğlenceli bir şeker gibi yuttum onu. Sonradan tekrar doldurulmuş su şişemden biraz içtim. Beş dakika kadar içindekinin su olup olmadığından emin olmayı denedim. Olmamasını o kadar çok istedim ki..

Beklendiğimiz kafeye beklenmedik bir şekilde vardık. Tanıdığımız yabancı insanların yanına oturup sessiz muhabbetlerini dinliyorum. Söylecek tüm şeylerimi sessizce kendime söylüyorum, duymuyorlar.. Yabancılaşmışım yakınlarıma, onlardan biraz uzaklaşmam gerektiğini düşünüyor ve bunu planlıyorum onlara biraz daha yakınlaşmak amacıyla. Uymayacağım programlar ekliyorum geleceğime. Yaparım diyorum kendi kendime.

Soğuk yanan sobanın karşısına geçiyorum evime dönünce. Artık etrafımda dönmeyen kelimelerimi arıyorum yatağın altında, bulamıyorum. Kelimeler eskisi kadar canlı değil, tozlanmış ve paslanmışlar sanki. Gözümü yaşartacak kadar başım ağrıyor. Gerçekliğimden kopmaya başlıyorum. Gözlerim kapanıyor. Gözlerimi açıyorum, başkalarının dayatılmış gerçekliğine uyuyorum. Rüya görmekten çok ama çok korkuyorum..

0 adet elleştiri almış.:

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa