-yıldızların ardını göstermeyi teklif ettim ama gösteremeden bittim. sonsuzluğumda, gözlüklerim ve resimlerimle kaldım yalnızca.


-kafamda sahneler canlanıyor kelimelere dökemediğim, tersine dönmüş dünyam. eskiden kelimeler canlanırdı sahnelere dökemediğim; daha eğlenirdim o zamanlar.

-baktığım şeylerde anlamadığım şeyler görüp ürküyorum. ürkmekten nefret ediyorum. onları görmek istiyorum. artık görmek istiyorum. kendime nedense görmeyi yasakladığım o şeyleri tekrar göstermek istiyorum. eski gücümü geri istiyorum.

-bilinen anlamlarla yaşamıyor olmak isterdim. beni anlık huzuruma ulaştıracak anlık davranışım yanlış anlaşılmazdı böylece. ama her ne kadar o yanlış anlamayacak bile olsa bizler hala bilinen anlamların dünyasındayız. aslında öyle anlamıyor olsa da o anlamı da bilecek. o anlamı da bileceğim. o anlamı herkes görecek. ya da o anlam, başka bir yerden gelip beni geri itecek..

-causal relatonship gerek belkim

-depresiflikteki ironiyi görüp gülebilen çok az kişi olsa gerek. yoksa bana depresif yaftası yapıştırmazlardı sanırım. acaba dışarıdan gerçekten öyle mi gözüküyorum?.. niye benim gösterdiğim şeklimi göremiyorlar.

-konuşmaya alıştığım dillerden sıkıldım. her zamanki konuşmalar sıkıcı geliyor artık. bir farklılık arıyorum, tarifye sözcüklerim yetmiyor. sözcüklerin ardını istiyorum ama çevremki kimsenin görebileceğine inanmıyorum. inanmadığım için güvenmiyorum. güvenmediğim için korkuyorum. korktuğum için hiçbir şey yapmıyorum. sadece oturuyorum ve oturuyorum ve oturuyorum.

-düşünmek istemediğim şeyleri gün içerisinde yeterince istemsiz düşünüyorum. lütfen bir de geceleri rüyalarımda karşıma çıkmasınlar.. lütfen, rüyalarımı rahat bırakın. sizler olmadan bile yeterince işkence gibiler bana..

-aynadaki adam geri geldi. ateşkes halindeyiz, ikimizin de arkasında sakladığı elinde birer bıçak var ama. doğru anı bekliyoruz. şu anda birlikte yürümek zorunda kaldığımız taşlı yolu bitirdiğimizde saplayacağız. kim bilir hangimiz daha hızlı olacak.

-yazılarıma depresif diyorlar. karamsar diyorlar. saçma, ben çok eğleniyorum yazarken. neden onlar okurken eğlenmiyorlar?

-dünya çok gürültülü. yapay gürültüler tırmalıyor kulaklarımı. alt sokaktan geçen araba, yan apartmandaki klima, üst kattaki kapının açılışı, borulardan geçen sular, yeni kapanmış sobanın sıcaktan genleşmiş ve eski haline dönmeye çalışan metal parçaları.. dünya çok gürültülü..

-4 cümlede tıkanan yüzlerce yazıya başladım son günlerde. hiçbirinin devamı gelmedi. hepsi klavyenin delete tuşunun gazabına uğradı. RIP hepsine.

-sıkıldım..

1 adet elleştiri almış.:

kafandan geçebilecek bazı şeylerin, bazılarının kafasından geçirtebilecekleri bazı şeyler:

*bence baktığın şeyde anlamadığın şeyler görmemeye başlaığında, çekilmez olur dünya. bi şeyleri anlama ki, anlamaya çalışasın. (cümle bitince bana da saçma geldi bu..)

*"sözcüklerin ardını istiyorum ama çevremki kimsenin görebileceğine inanmıyorum. inanmadığım için güvenmiyorum. güvenmediğim için korkuyorum. korktuğum için hiçbir şey yapmıyorum. sadece oturuyorum ve oturuyorum ve oturuyorum." bunu görünce dedim ki evet evet, senin sorunun bu irep! ligeia'nın sorunu da buydu. ve aurora'nın da. ne kötü sözcüklerin asrdında sözlüklerin olduğu yanıldısı.

*"yazılarıma depresif diyorlar. karamsar diyorlar. saçma, ben çok eğleniyorum yazarken. neden onlar okurken eğlenmiyorlar?" bunu okurken mesela ben çok eğlendim. evet evet çok eğlendim.

*dünya çok gürültülü.. öylesine gürültülü ki; duymak istediğim sesleri duyamıyorum ben mesela. niye böyle gürültülü dünya? yapay olandan öte, diğer sesler de rahatsız ediyor beni. öyleki uykumu falan kaçırıyor. öyleki... bence insanlara tıp oynamayı yeniden öğretsek ne güzel olur. bir de tüm o teknolojik aletlerin fişini çekmeliyiz. ama yok sular yine akar, arabalar yine geçer. yine çok gürültü var. huzur nerde!?

bir de aklıma yazarken geldi: bence tanrı dediğimiz şeyin dev bir televizyonu var, olmalı. bizi izleyip eğleniyor. sıkılınca senden bana geçiyor mesela. ben de eğlendiremezsem kendisini yağmur falan yağdırıyor. çok acayip bence bu. hayır yağmur yağması değil. tanrı'nın bizimle eğlenmesi.

etiket: anlık saçmalamacalar.

6 Aralık 2009 21:56  

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa