O kadar masum bakıyordu dokunamadım ona, üzüldüm onun için.. Sinekliği yerine koyup kendi kendine çıksın diye pencereyi açtım minik sinek için.


Onca zaman destek oldun bana. Dimdik durdun yanımda herşeye karşı, sağlam bastın hep yere. Bükülürken, düşerken destek oldun bana herşeyinle. Ama anlıyorum; yoruldun ve yıprandın artık. Fark ettirmemeye çalışıyorsun ama kayıyorsun sen de o ağırlık altında bazen. Ben ağır geliyorum artık sana. Anlıyorum seni, merak etme; hiç kızmıyorum. Asıl kızması gereken sensin hatta. Senden çok özür diliyorum sevgili bastonum. Sen dinlen artık duvardaki yerinde. Bak, bu yeni bastonum. Torunun say onu.

Mario gibi hissediyorum kendimi. Etrafta hoplayıp zıplayıp boruların içinden kayıp kaleye koşuşturuyorum. Tehlikeler atlatıyor, uçurumlardan atlıyor, dikenli abuk yaratıklardan kaçıyorum. Mantarları yiyor, kafa buluyor; mantarımtrakların üstüne zıplayıp onları eziyorum. Para kazanıyor, kazandıklarımı bir anda harcıyorum hayata. Sonu ise aynı, aptal bir yaratık çıkıp; "Prenses aslında başka kalede!" diyor. Zaten prensesi bulunca da ne değişecek ki; prense benzer halimiz yok. Şişko, çirkin ve pala bıyıklıyız. Yuvarlanıyoruz ilerlemeye çalışırken. Vermez bile bize. Öpücük yani. Öyle işte..

Bir kutu tealight alıp, kalabalık bir sokağa çıkıp insanlara çeşitli bahanelerle onları satmaya çalışmak istiyorum. Misal: "Bu mumların yapımında heblek otu yağı kullanıldığı için stresten arınmanıza yardımcı olurlar yaktığınızda." ya da "Arkadaşımızın prostat ameliyatı için para topluyoruz." ya da "Van'a dönüş bileti için para topluyoruz!" hatta "Bu mumları yeterince satarsak MSN paralı olmayacak." gibisinden bahaneler. Merak ediyorum bir günde ne kadar alan çıkar, ne yorumlar gelir. Ama o kadar cesur değilim, yardım gerek..

Evim olsun istiyorum.

Karakter yaratmaya ihtiyacım var. Oyun oynatmalı, öykü yazma yeteneğimi geri kazanmalıyım. İçimde yaşamak isteyen yüzlerce kişilik hissediyorum. Keşke onları normal hayatıma aktarabilseydim, eğlenceli olurdu onları yaşamak. Ama etrafımdaki insanlara bu işkenceyi yapmak istemiyorum doğrusu nedense.

Bu aralar pek bir dışa vurumcuyum duygularımı, hayır mı şer mi bilemedim. Beni uzun zamandır tanıyanlar garipsiyorlar sanırım bu durumu. Gülümsüyorum ben de onlara.

Sıkıldım, uykum geldi, ders çalışmam gerek. Öf.

Keşke su, bedeni temizlediği gibi zihnim ve ruhumu da temizlese banyo yaparken..

0 adet elleştiri almış.:

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa