vakt'in zam anında, uz ve ak diyarlarda kardan siyah, kömürden beyaz aslında gri olan bir tavşan yaşarmış. bu sevimli tavşancığın anne karnından beri amacı uçmakmış. zaten fazla zıpladığı için kardeşleri tarafından çoktan aileden dışlanmışmış. ama o yılmayıp tepelerden yerlere zıplayıp, daha fazla yükselmeye çalışırmış. bir gün yine zıp oraya zıp buraya zıplarken bir cin görmüş onu.
"tavşi!" diye seslenmiş, "hişt! yarın akıllı!" diye bağırmış ardından. tavşan geriye dönüp sormuş "hangi yarın?" cin homurdanarak yanıtlamış "öbür yarın! hani peynir ekmekle yediğin ve aklında eksik kalmış yarın!" tavşan anlamadığı için alınmayı akıl edememiş ancak o dumur aralığında cin kendini toplayıp sormuş: "ne zıplarsın kuyruğunun altına iğne batmış kediler gibi?" tavşan anlamamış ve kedinin kuyruğunun altına batan iğneyi düşünmeye çalışmış ama kedi uçamayan bir canlı olduğundan aklı bunu alamış ve yine saf saf cine bakmış. cin elini alnına vurup yüzünden doğru geçirerek eliyle birlikte bir de iç geçirmiş. "ne istyorsun sen be ebleh!" demiş tavşana. tavşan sevinçle zıplayarak "uçmak!" demiş. cin saçını kaşımış, sakalını kaşımış, bıyığını kaşımış ve "buldum!" demiş. cebinden bir tutam cin tozu çıkarmış, ki peri tozu nasıl mutlu düşüncelerle uçurabiliyor falan ise cin tozu da mutsuz düşüncelerle dolu olanları yerin dibine sokma özelliğine sahiptir en basitinden, ve tavşanın üzerine serpmiş. bir toz bulutu yükselmiş tavşandan. cin usta bir ninja gibi o toz bulutuyla birlikte ortamdan sıvışırken eskiden tavşanın olduğu yerde bir ördek belirmiş. artık tavşan ya da yeni adıyla ördek hem uçabiliyor, hem zıplayabiliyor hem de yüzebiliyormuş. böylece av mevsimi gelene kadar mutlu mesut yaşamış.. bitti. gökten üç elma düştü; birini ben yerim, ötekini sen ye, beriki de sonraya kalsın.

0 adet elleştiri almış.:

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa