Saatine baktı, gecikmişlerdi. Hızla etrafını kontrol etti: binalar, pencereleri, sokak lambaları, yangın muslukları, yiyecek makinaları, dolaşan insanlar, dolaşan bolca insan.. Son bir aydır yaşadıkları zaten varolan kalabalık korkusunu aktif bir paranoyaya çevirmişti. Etrafındaki her şeyin, her an kendisine karşı tehdit oluşturabileceği paranoyası.. Derin bir nefes aldı, sakinleşmeye çalıştı. Kalabalığın içinde onu gördü. Kulağındaki büyük kulaklıkları ile dans eder biçimde ona doğru yürüyordu. Üzerindeki lacivert, uzun palto hoş bir hava katmıştı. Her zamanki gibi spor ayakkabıları vardı ayağında. Sigarasından derin bir nefes alıp havada bir duman bulutu oluşturdu ve yarım halde ileri doğru atıp minik bir sıçramayla üzerine basarak söndürdü. Kendisini gördüğünü ve sigaraya karşı olan düşüncelerine saygı gösterdiğini düşünerek gülümsedi ve başıyla selam verdi. Kadın, elini paltosunun cebine atarak minik bir kutudan ağzına 2-3 ufak beyaz şey attı ve adama doğru koşmaya başladı. Adam kollarını açıp sıçrayan kadını havada yakaladı. Öptü.
-Mentollü şeker?
-Sigara tadını sevmediğini biliyorum.
-Şu anda hiç fark etmezdi doğrusu. Özlemişim seni.
-Heh, sersem şey. Nasılsın ve beni artık yere bırakır mısın?
Adam hafif kızararak kadını bıraktı yere. Tekrar etrafını kontrol etti hızla.
-İyiyim, artık daha iyiyim.
-Senin için fazla kalabalık bir yer burası, biliyorum ama anlamalısın. Böylesi daha güvenli.
-Evet, evet.. Artık anlıyorum merak etme. Öğrenmeye başladım ben de.
Buruk bir şekilde gülümsedi adam, kadın sahte bir alınganlık ve trip bakışı ardından adamın koluna girip onu bolca kafenin olduğu ama daha az insanın yürüdüğü bir sokağa doğru çekiştirmeye başladı.

0 adet elleştiri almış.:

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa