"plan basit, siz beni rahat bırakın ben de zamanı geldiğinde size yapacaklarımın acısız olmalarına dikkat edeyim" dedi aşçı önlüklü adam sağ elindeki bıçağı sallarken. gözüm sol elindeki küçük, vasabi mi ne dedikleri, şişko bibere kaydı. acı görünüyordu. adamın gerçekçi mi yoksa sembolik mi konuştuğunu düşündüm o yemeğine devam ederken. kötü kötü baktı bana bir ara. sanırım "hala burada mısın sen der gibi bakmak" dedikleri böyle bir şey olmalıydı. aslında ben anlamadım, ama onun yerinde olsam "hala burda mısın sen" der gibi bakmaya çalışırdım. acaba öyle bakabilir miyim ben de? mutfaktan çıktım. ben çıkarken, o da doğradığı tüm o acı acı kokan biberleri yemek tenceresine boşalttı.

0 adet elleştiri almış.:

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa