Evin tüm kapı ve pencerelerini açtı tek tek. Balkon kapısı, odaların pencereleri, tuvaletin havalandırma penceresi, hepsi.. Hepsinin önüne, kenarına, kıyısına çarpmasın diye bir şeyler sıkıştırdı açarken. Bir havlu, eskimiş bir tişört, tahta kalem.. Ne gelirse eline o anda. Yeni aldığı tütsünün paketini açtı ve tüm tütsüleri tahta uçlarından tutup minik siyah bir ip ile bağladı. Çakmağı birleştirdiği tütsülerin diğer ucuna tutarak yakmaya çalıştı. Birden harladı tütsüler elinde, korkup düşürecekti ki kendini tuttu öncelikle onları düşürüp tutmaya çalışmadan önce. Alevin büyümesini izledi, görüntüye daldığını fark edince üfleyerek söndürdü alevi ve tütsülüğe, küller etrafa saçılmayacak şekilde yerleştirdi tütsü yığınını. Bir rafa yığdığı kokulu ve kokusuz çeşitli boylardaki tüm mumları aldı ve evin çeşitli yerlerine yerleştirmeye başladı. Bilgisayarın üzerine, televizyonun üzerine, yemek masasına, çalışma masasına, kitaplığının tepesine, dolabın üzerinde minik boşluğa vesaire vesaire.. Mum eriği yere akacak olanların altlarına çay tabakları yerleştirdi üşenmeden ve hepsini yaktı yanlarından ayrılmadan önce. Mutfak, banyo ve tuvaletteki tüm muslukları açtı, sifonu çekti ve beş dakika bekleyip hepsini kapattı. Son bir kez etrafa bakındı daha ne yapabilirim diye. Mutfakta koca bir tencereye tuzlu su hazırlayıp bundan bir miktar evin ve odaların köşelerine döktü azar azar. Artanı açık balkon kapısı ve camların önlerine serpiştirdi, kalanı lavabolara ve klozete boşalttı. Evdeki elektronik eşyaların fişlerini çekti, şalterlerin hepsini indirdi. Tekrar bir göz gezdirdi evde. Sonra ayakkabılarını giyip evden çıktı. Kapıyı kapattı ama kilitlemedi. Yolda boş boş yürümeye başladı..

Evin beş on dakika uzağındaki parkta bir banka oturdu ve gömleğinin cebinden özel bu an için sakladığı ya da sadece orada unuttuğu sigarasını çıkardı, yaktı. Ciğerlerindeki havayı boşaltıp sonra tümünü sigaranın is, duman ve katranıyla doldurdu; biraz durup dışarı boşalttı. Sonra sigarayı yere atıp üzerine bastı. Ciğerleri de temizlenmişti sonunda. Sonunda ev ve kendisi onun nefesinden ve hissinden arınmıştı.. Zihni rahatlamış bir biçimde eve doğru yürümeye başladı. Sarhoş bir melek omuzlarındaki ağır yükü kaldırdı ve onu hafifletti. Kumadam bir tutam kum serpti havasına. Gülümsedi, kurtulduğu esaretin ardındaki yeni dünyaya cesurca baktı ve mırıldandı: "O da böyle olsun isterdi.."

0 adet elleştiri almış.:

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa