bu blog artık yok. yalnızca eski yazılar için bir depo. bir şeyler bekleyenlerden özürler, okuyanlara teşekkürler.

ankara ne tuhaf şehir. yapacak bir şey bulmak ne kadar zor böyle?..

ben az önce facebook'a kustum. buraya da sıvayayım dedim. buyrun:




sorumluluklarımızın yarattığı sorunlarımıza yardım için soru sorduğumuz insanların sorularımıza ve sorunlarımıza değil sorumluluklarımıza takılmaları ne kadar abuk, ilginç ve de gereksiz.. halbuki sadece "n'aber" demiştik..


tabii ne haber anlamındaki n'aber kelimesinin nasıl olupta nasılsın kelimesiyle anlamdaşlaşabildiğini anladığımda vicdanım kendini çok daha rahat hissedecek sanırım. evet; ben değil, vicdanım. kendisinin civcivleri var zaten. onları cv'lerine göre seçiyor hatta.

kendimi hiciv duellosuna davet edip yenilmiş biri olarak ödüllendirmek istemem de ukalalığım mıdır?

sizi sev-miyor-um.
siz: üstüne alınan ya da alınmadığı halde aslında kendisi olan kişiler topluluğu. evet hem kişiler hem topluluk.
sev: kedi gibi, mırıldanma gibi, mayışma gibi, gülümseme gibi.
miyor: müzüsyen kedi miyavlaması.
um: umur ve umursama ve umursamamanın kökü, hermafrodit ana-babası.

tüm bunları okuyup benden tiksinenlere haklısınız demek isteyebilirim belki de. ama demem.

süper
şiirselim
ben
habire
"enter"
tuşuna
basarak
sürreal
modern
astonomin
noneuklidian
şiirimsiler yazıyorum
hatta bakın
y
a
z
d
ı
m
mm
mmm
.
nokta


beğenmiyorsanız silin gideyim, ama bilin ki susmuyorum o zaman. ben devam ediyorum aslında ama sadece siz görmüyor oluyorsunuz.



evet şimdi arkadaş listemdeki azalma sayısını bekleyeceğim ya da beklemeyeceğim. umudediyorum ki bir gün o kadar iğrenç olacağım ki herkes şiirsel kusacak!

Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa